'Yeni anayasa çözüm için imkan olabilir'
Sultan Özer
TBM'nin, iki gün süren konferansının sonuç metni: 'Kürt sorununun
çözümü için yeni anayasa imkan olabilir'
Türkiye Barış Meclisi'nin iki günlük "Yeni Anayasa Sürecinde
Demokratikleşme ve Kürt Sorunu Konferansı", sonuç bildirgesi
şeklindeki "değerlendirme" ile sona erdi.
Konferans değerlendirmesi (özet)
Konferansın, Kürt sorununda barışçı ve demokratik çözümün yaşamsal ve
nesnel bir biçimde kendini dayattığı ve
çözüm için olanakların arttığı bir zamanda gerçekleşmiş olması,
önemini artırmaktadır. Bu bağlamda, tartışılan her
temel konu için, şimdi somut uygulamalar yönünde acil adımlar atma
zamanı gelmiştir.
'Anayasal vatandaşlık'
"Anayasal Vatandaşlık" kavramının tartışıldığı oturumda, anayasada
yapılabilecek değişikliklerin Kürt sorununun
çözümünde hukuksal olduğu kadar siyasal açıdan da olanaklar getireceği
belirtilmiştir. Buna göre, yeni bir anayasa,
toplumun doğal çoğulculuğunu tanıyan ve farklı kültürlerin, inançların
ve ulusal kimliklerin kendi varlıklarını korumaları ve
geliştirmelerinin önündeki engelleri kaldıran bir "vatandaşlık"
tanımına yer vermelidir. "Bölgesel Yönetim" başlıklı oturumda,
gelinen noktada, bürokratik merkezi yönetimin her türden gelişmenin
önünde engel teşkil ettiği temel düşüncesinden hareketle;
sadece Kürt sorununun çözümünün değil, Türkiye'nin bütün bölgelerinde
yoksulluğun ve geri kalmışlığın giderilmesi kültürel
değişimin gerçekleştirilmesi ve demokrasinin güçlenmesinin bir imkânı
olarak bölgesel yönetimlerin geliştirilmesi konusunda
fikir birliği olduğu görülmüştür. "Demokratik Özerklik", yereli
güçlendirme, halkın söz ve karar yetkilerini geliştirme, meclis
sistemi,
kültürel farklılıkların özgürce geliştirilebilmesi için tedbirler, bu
bağlamda tartışılmıştır.
Erkek egemen şiddete karşı
"Kadın Hareketi ve Barış" başlığını taşıyan oturumda, barış mücadelesi
ile kadınlara yönelik şiddete karşı mücadele arasında
dolaysız bağlar bulunduğuna, özellikle, ev ve aile içinde başlayan ve
toplumsal hayatın bütün alanlarında kendisini hissettiren
erkek egemen şiddete karşı mücadele etmeden barış yönündeki
mücadelelerin inandırıcı olamayacağına dikkat çekilmiştir.
Şiddet siyasal alanı tahrip eder
"İhtilafların Şiddet Dışı Yöntemlerle Çözümü"nün tartışıldığı son
oturumda, şiddet, siyasal alanı (yani sözü ve müzakere ortamını)
tahrip eden, çözümsüzlüğe yol açan bir olgu olarak değerlendirilmiş,
çözüm için silahların sustuğu bir ortamın sağlanması gereği
önemle vurgulanarak, farklı ülkelerde yaşanmış benzer örneklerden
yararlanmak gerektiği belirtilmiştir. Şiddetin ortadan
kaldırılması için, tarafların ihtiyaçlarının ve taleplerinin açıkça
belirlenmesi ve bu ihtiyaçların karşılıklı olarak müzakere edilebilir
hale gelmesi bakımından TBM'ye düşen görevler üzerinde durulmuştur.
Yanı sıra, devletin operasyonları durdurması ve Kürt tarafının
da bir an önce eylemsizlik sürecine girmesi çağrısında bulunulmuştur.
Konferans'ın ışığında, Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun
çözümü için, eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik yeni
anayasanın önemli bir imkân olabileceği ortaya çıkmıştır.
(Ankara/EVRENSEL)
Yeni anayasanın olmazsa olmazları
* Militarizmden, güvenlik rejimi zihniyetlerinden arınmış olmalı,
* Vatandaşlık herkesin, etnik kökeni, dinsel inançları, mezhebi, cinsiyeti, cinsel yönelimi, siyasal görüşleri nedeniyle ya da başkaca bir nedenden dolayı ayrımcılığa uğramaksızın eşit hak ve sorumluluklar ile donatılacağı biçimde yeniden tanımlamalı,
* Anayasada yalnızca ayrımcılığa yol açan anlayışların temizlenmesiyle yetinilmemeli, aynı zamanda ayrımcılığın her türünü kesin bir dile yasaklayan maddeler yer almalı,
* Anayasa, etnik, dinsel ve kültürel imalara ve çağrışımlara hiçbir yerinde ve hiçbir biçimde yer vermemeli,
* Yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini, sosyal adaletin tesisi yönünde, çalışanların ekonomik ve sosyal haklarını, doğal ve kültürel çevre ve varlıkların korunmasını güvence altına alınmalı,
* Köhnemiş ve hantal tekçi siyasal yapılar ve yönetim yöntemleri yalnızca Kürt sorununun değil, ülkenin bütün temel sorunlarının çözümü önünde engel teşkil etmektedir. Bunun yerine, yerel ve bölgesel yönetimlerin etkin olacağı yeni bir yönetim biçimi anayasada düzenlenmelidir.
Her hakkı mahfuzdur. Haber ve diğer metinlerin içeriğinden ilgili yazarlar sorumludur.
Alle Rechte vorbehalten. Die Autoren sind für den Inhalt ihrer Artikel verantwortlich.