NEF
Çerkes Folklor Grubu NEF
"NEF" Folklor grubu Avrupa Çerkes Kültür Dernekleri Federasyonunun davetlisi olarak 20.03-31.03.08 tarihleri arasında Almanyada bulundu.
Berlin, Köln, Münih'de izleyicilerine eşi olmayan anlamlı gösteri, şarkı, Nart destanlarından türküler, ezgiler ve Adiğey'in
Şairlerinden şiirler sundular. İsveç, Avusturya, Fransa, Hollanda gibi ülkelerden ve Almanya'nın değişik şehirlerinden
izleyicileri ile buluştu.
Evlerde misafir edilmeleri her nekadar dilsel olarak zor olsada, gönülden gönüle giden duygular onları birbirlerine
yakınlaştırdı. Özlem ve gönül bağları dil oldu, söz oldu.....
Dile kolay 150 senenin üzerinde asimile edilen diaspora Çerkeslerinin o güzel duygularını tanımlamak, ancak yaşamakla anlaşılır.
Bu halkı bu hale getiren, dilini yok eden inkarcılar utansın.
Asimileye inat gönül bağları kuruldu, bu bağ dil olacak, söz olacak. Ki o veda göz yaşları bu günün çocukları ve
gençlerine yarının büyükleri olarak onların zafer habercisi olan gün olacak. "NEF" sadece gönüllerde değil geleceğe
iz bıraktı.
Bulunduğumuz ülkede uygulanan resmi ideoloji, hakim olan halkın diğer farklı halklara baskı uygulayarak, onları hakim
olan halkın gelişmesine amade ederken, kendi öz değerlerini (ulusal bilinçlenme, kültürel, dilsel v.s bazında) alarak kendine
ait eder. Bunu kimi zaman şiddet, kimi zaman ekonomi, kimi zaman psikolojik yapıyla başarır.
Türkiyedeki Çerkesler en çok resmi ideolojinin kıskacında kalanlardan biri. Kesintiler olmasına karşın, her zaman kültürel
dernekler kurmalarına rağmen ne yazık ki nitelikli bir yapı oluşturulamadı. Özde olmayan yapılanma asimileye karşı
etkili olamadığı gibi asimileyi hızlandırdı.
Bünyesinde oluşturduğu yalınlaştırılmış folklor kısır bir döngüde bırakılarak sunuldu. Resmi ideolojide zaten bunu istiyordu.
Öyleki Folklor diye bilinen ekip ritme uygun vücüt hareketleriyle ve jestlerle anlatılan biçimin ötesine gidemedi. Bu
tarzdaki çalışmalar asimileden koruyamadığı gibi resmi ideolojinin işinide kolaylaştırdı. Çerkes gençlerinin yalınlaştırılmış
uğraşı konusu oluşturuldu, coğunu özünden aldı.
Oysa Folklor halk bilimidir insan odaklı, toplumsaldır. Yaşam biçiminden, sanata, estetiğe ve düşünceye kadar özellikler taşır.
Yani bir kaynaktır evrensel zenginliktir, halkları birbirine yaklaştırır. Bu bağlamda Folklor gerçek anlamda demokratik kültürün
gelisşmesinde büyük önem taşır. Bir arada yaşıyan halkların kardeşliğini pekiştirir.
Adiğey'den gelen 8 - 17 yaş arasındakı çocuk ve gençlerden oluşan Folklor "NEF" özlenen özlemi sergiledi, ezberi bozdu.
Çocuk yaşlarında olmalarına karşın bir misyon üstlendiler dersek yanlış olmaz sanırım. Adiğey'in şairlerinden her birinin en
az üçer, dörder şiir bilmelerinin yanısıra, şairlerin biyografilerini tanımaları ayrı bir önem daha kazandırmakta. Hele de
şiir okuyanların arasısdaki Nigoyew Irina isimli Ermeni güzel kız, güzel Çerkescesi ile okuduğu şiir hepimize örnek olmuştur
sanırım. Çerkes halkına saygılı olduğu kadar kendi halkına da saygılı. Okuduğu şiir de işlenen tema halklar arasındaki
empati, bir ağacın kökleri gibi toprağa bağlanarak gövdeyi oluşturması, bir Çınar misali köklü ve ebedi.
Aynı tarzda "Çerkes evi ve Güzel Konuş" şiirleri; saygınlıgı, sevgiyi içeren bu halkın olmazsa olmazı olduğunu vurgulaması,
yapılanmanın insanlık açısından temel taşını oluşturduğunu öğretir. Bu görüşlerle beslenerek yetişen gençlerin yarınlara
sağlayacağı insani değerlerin ürünlerini bu günlerden itibaren görmek zor olmamalı.
"SERMAFE" halk ezgisi anonim. Çok eskilere dayanmakta, Kafkasya'nın her taraftan saldırıldığı, insanların zorla, aynı şekilde
Yistanbul cennettir diye ülkelerinden alındıklarının ezgisidir. Son satırında "Kalanların şansı hepsini yenecek" diye biten ezgiyi
okuyan Yeldar Aydemir oyunuyla okuyuşu görülmeğe değerdi. Kocaman sahneyi yalnız başına doldurdu.
Kusoko Sima halk türkülerinin yanısıra modern türküleri ile hem coştu hem coşturdu. Kendisini görmemiştik ama o güzel sesini
çoktan duymuştuk. Güzel ses sınır tanımaz dedikleri doğru değilmi? Halkımızın dostu Dr. Tessa Hoffman hayranlıgını gizlemedi.
Bu sesi yine duymak isteriz kanımca, nefesin bol olsun.
Diline hakim olan kişinin hüneri, vurguları, kelimelerin söyleyinişi, sunuşu kim yapabilir, sorunun yanıtı ancak Teshe Nefin
olur." Sunucunun gösteriye katkısı özü oluşturur" denilen bu olmalı, bizler için yeni fakat o renkliliği, özü anlamayan olabilirmi?
Kendine yakışan edasıyla gezilernde ki soruları, tarihi bilgisinin derinliği, TV çekimdeki anlatımı gurur verici. Bu dille her şey
anlatılıyor. Olsaydı okulumuz, universitelerimiz diasporada yapabilirmiydik acaba? diye düşündüm, yanıtım hayır oldu.
Stash Safyat, Yunukh Inver; Sizlersiz bu güzelim oyunları sergilemek mümkünmü? Halk bilimini,yaşamını ,sanatı tüm özelliğini
kendi özünde yorumlayarak sahnelemek büyük bir emeğin, bilginin ürünü. Helede kimi halkların bizim malımız diye sahiplenmeleri
düşünüldüğünde işinizin ne kadar zor olduğu dahada iyi anlaşılıyor. Bu zorluk ancak emek ve bilgi ile aşılınıyor. Emeğinizi halkımız
unutmayacak. Akordeon ve Bereban ile üç saat boyunca her saniye ter dökenler, sizlersiz olmayacağını bilmeyen olabilirmi?
Her tuş, her vuruş bir anlam ise binlerce anlamın sahipleri sizlersiniz, var olun.
On gün boyunca görüntü alan kamaraman ve Sapsıg bölgesinin gaztecisi Nibo Anzor; olumlu, olumsuz yanlarıyla belgelediğiniz
görsel ve yazımsal belgeler Almanyaya ve Avrupaya iş gücü olarak gelen insanlar ve onların ikinci ve üçüncü nesilleri. Hangi
şartlarda ve konumda olursa olsun göçün felaket olduğunu gözlemlediniz. Hz. Muhammed de GÖÇ felaket der. Bizler böyle
felakete asırlar önce uğradık. Yazılarınızı vatandaşlarımıza ibretle ulaştıracağınıza inanıyoruz.
2003 de hayata geçirilen "NEF" bu güne kadar 300 çocuk ve genç yetiştirdi. Rusya Fedarasyonunun değişik şehirlerinde, Türkiye,
Suriye, Ürdün, Israil ve Almanyada bulundular. Yarişmalarda ödüller almışlar. En önemlisi üstlendikleri Misyon. Oda
şu: Tüm dunyaya Çerkes halkını tamamen Foklorik anlamında tanıtmak. Bizler için daha bir önem taşıması, gittikleri yerlerde
Çerkes ailelerinde konaklamaları. Böylece gençler arasında bağlantıları oluşturmak, akrabaları ile ilişkilerini sağlamak, Anavatana
gidecek gençlere zemin hazırlamak. Her nekadar dilsel sorun oldu isede o duygular bir birlerini anlamaya yetti. Hiç bir dil
Çerkescenin önüne geçemedi. Anadilini bilmeyenler anne ve babalarını sorumlu tuttular. Bazıları gelenlerle dialog kurabilmeleri
için lazım olacak güncel kelimeleri, cümleleri ezberlemeye gayret gösterdiler. Edindiğim izlenim, aldığım duyumlar aynı. Bu halkın
asimilesi sadece bulunduğumuz ülkelerin yöneticileri değil kendi öz benliğine değer vermeyen bizleriz.
Cermit Mugdin örnek alınması gereken insanlardan bir tanesi. Bugüne kadar 300 genci yetiştirmek, onun maddi manevi yükünü
taşımak herkesin yapabileceği olay değil. Maddiyetinin neye mal oldugunu iyi bilen biri olarak abartılı bulunacağı dolayısıyla
yazmak istemedim, kendiside hiç de razı olmadi. Ama diğer yönüyle ele alındığında değeri ölçülemez bir gençlik yetiştirdiği
anlaşılmakta. Elindeki Zülfikar iki tarafliı keskin. Tüm Çerkeslere örnek bir davranış, her Çerkes derneğinin ilke edinmesi
çözüm oluşturur. Ancak gençlerin bilinçlerine katkı sağlanarak halk bilinci verilebilinir. Bu bağlamda değerli Mugdin'in izlediği
yol NEF tir. Elbette o gençlerin anne ve babalarını tebrik ederek fedakarlıklarının taktirle karşılandığı iletilmeli. Her nerede
olursa olsun NEF aracılığıyla gelişen olumlu olaylarda sizler en büyük paya sahipsiniz. Emeğinize, bilincinize saygımız sonsuzdur.
Minnetdarız, var olun.
erguen.huaj@web.de
Resimler: Berlin/CK
Her hakkiı mahfuzdur. Haber ve diğer metinlerin içeriğinden ilgili yazarlar sorumludur. Alle Rechte vorbehalten. Die Autoren sind für den Inhalt ihrer Artikel verantwortlich.